Ramses, Kadeş Savaşı Kitap Özeti

    Paylaş
    avatar
    Admin
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 488
    Rep Gücü : 1566
    Kayıt tarihi : 16/01/10
    Nerden : Limonlu soda şişesinin içinden.

    Ramses, Kadeş Savaşı Kitap Özeti

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Haz. 24, 2010 9:07 am

    KİTABIN ADI : Ramses, Kadeş Savaşı
    KİTABIN YAZARI : Christian JACQ
    YAYINEVİ VE ADRESİ : Remzi Kitabevi
    BASIM YILI : 1999
    KİTABIN KONUSU
    Kitap, M.Ö. 13. yy.da Mısır firavunu I. Seti’nin ölümünden sonra
    yerine geçen oğlu II. Ramses’in firavunluk döneminde ülkesinde ve
    çevresinde dönen entrikaları ve Mısır’ı tehdit eden Hititlilerle yapılan
    Kadeş savaşını anlatmaktadır.
    KİTABIN ÖZETİ
    II. Ramses, babası I. Seti’nin ölümünden sonra M.Ö. 1279 yılında
    tahta çıkmıştır. Ancak genç yaşı ve deli dolu haraketleri ile tepkiler
    almıştır. Bu işi yapabilecek, yani Mısır’ı yönetecek bir firavun olarak
    görülmemiştir. Ayrıca kendisinin firavun olması gerektiğini düşünen
    ağabeyi Şenar’ın da büyük düşmanlığına maruz kalmıştır. Bunlara rağmen
    Ramses, büyük başarılara imza atmış, çeşitli yerlere tapınaklar
    yaptırmış, ve Memfis’te bulunan ülke merkezini Pi-Ramses’e taşımıştır.
    Böylece çevre ülkelerin oluşturdukları tehlikelere karşı yapılan savunma
    savaşlarını da daha hakim bir yerden yönetmeyi amaçlamıştır.

    Fakat ağabeyi Şenar, vazo ticareti ile uğraşır görünen bir Hitit casusu
    ile işbirliği yaparak kardeşi Ramses’ı Hititliler karşısında yenik
    duruma düşürüp onun yerine firavun olmayı ve ülkeyi yönetmeyi
    amaçlamıştır. Kızkardeşi Dolant ve kocası, kendini Libyalı bir büyücü
    olarak tanıtan Ofir isimli, Hitit casus şebekesinin başı olan birinin
    yalanlarına uyarak Ramses’e ve karısı Nefartari’ye karşı çeşitli
    kötülükler yapmaya kalkışmışlardır. Ofir, tek tanrılı bir dini yaymaya
    çalışan biri olarak kendini tanıtmış, Ramses’in veyandaşlarının inandığı
    tanrıların sahte olduğuna ve ülkeyi felakete götüreceğine halkı
    inandırarak taraftar toplamaya başlamıştır. Böylece, çok tanrılı bir din
    anlayışı olan Mısır’da iç kargaşalık yaratmaya çalışmıştır. Aynı
    zamanda Ramses’e ve karısına karşı büyüler yapmış onları yok etmeye
    çalışmıştır. Fakat bütün bunların altında yatan asıl amaç yaptığı
    casusluğu örtbas etmek Hititlilere daha rahat bir biçimde mesajlarını
    iletmektir.
    Bütün bu olumsuzluklara rağmen, talih Ramses’ten yanadır. Ayrıca yakın
    arkadaşlarından dışişleri ustası Aşa, büyücü Seatu ve başkatibi Ameni
    ona her konuda yardım etmekte bütün kötülüklere karşı onun yanında yer
    almaktadırlar. Ayrıca Ramses’in yakın korumalığını üstlenen aslanı ve
    köpeği de ona hiçbir düşmanı yaklaştırmamaktadır.
    Ülke içinde bu olaylar meydana gelirken ülkeyi ve Ramses yönetimini yok
    etmeyi amaçlayan bu kadar faaliyetin yanında dış tehdit olan Hititliler
    de boş durmamakta Mısırlılara karşı bir saldrı planlamaktadırlar.
    II. Ramses, bütün bunları izledikten sonra ülkesini ve askerlerini bu
    savaşa hazırlamaya başlamıştır. Emrindeki komutanlar ve askerler ise bu
    savaşın ülkeyi felakete sürükleyeceğini Hititlilerin Mısır’ı yenip
    ülkeyi paramparça edeceklerini savunuyorlardı. Fakat Ramses kendinden
    emin bir şekilde savaşın ülkesi ve firavunluğu için gerekli olduğunu
    ileri sürerek adamlarını ikna etmiştir.
    Bir süre sonra hazırlıklarını tamamlayan Ramses ilk olarak
    Hititlilerin ele geçirdiği kaleleri kolaylıkla geri alır. Daha sonra
    gözde kalesi olan Kadeş’te çarpışmaya karar verir. Bu kararda en önemli
    etken, Hititlilerin içine casus olarak sızan Aşa’nın verdiği bilgiler
    olmuştur. Çünkü Aşa Hititlilerin içine sızp onların saldırı planladığını
    öğrenmiştir.
    Ramses de bunun üzerine Kadeş’e doğru harekete geçmiştir. Amacı Kadeş’i
    ele geçirmektir. Bu amaçla emrindeki dört tümen ve yardımcı kuvvetlerle
    bugünkü Suriye’de çeşitli kaleleri ele geçirir. Oradan da Kadeş’e
    yönelir. Buna karşılık da Hititlerin imparatoru Muvatallis Kendisine
    bağlı devletlerden büyük bir birlik oluşturur. Tabii bu arda Hititliler
    arasında da çeşitli iktidar savaşları olmaktadır. Hitit İmparatoru
    Muvatallis oğlu Urhi-Teşhup’a orduyu eğitme görevi vermiştir fakat ona
    güvenmemektedir. Bu nedenle asıl savaş planını oğluna açıklamamış,
    yerine onun kardeşi iyi bir diplomat olan Hattuşil ile ortaklaşa bir
    plan geliştirmiştir. Muvatallis, bu savaşın kendi imparatorluğunu
    sağlamlaştırmak ve Hititlilerin yayılmacı politikasına ters düşmediğini
    göstermek ister. Oğlu Urhi-Teşhup da savaşın başarısına sahip çıkarak
    iyi bir komutan olduğunu kanıtlayıp babasının tahtına geçmeyi
    planlamaktadır.
    Muvatallis, kendi birliklerini ve bağlı devletlerden oluşturduğu
    birliği kentin arkasındaki tepeye saklar, fakat ordunun daha kuzeyde
    Halep’te olduğu yönündeki yanıltıcı haberleri yayar. Ramses’in Kadeş
    yakınlarına geldiğinde çıkardığı bir keşif kolu, köylü kılığında iki
    Hititli öncü askeri yakalayıp getirir. Bu askerlerin söylediklerine
    kanarak Asi ırmağı vadisi boyunca dar bir yürüyüş kolu halinde
    ilerlemeye başlayan Ramses ve ordusu tepenin ardından çıkan Hititlilerle
    karşılaşınca şaşkına döner. Hititliler ırmağı geçerek Mısırlıların bir
    tümenini bozguna uğratır ve Mısır kampına doğru hücuma başlarlar.
    Ardından bir tümeni daha dağılan Ramses, Hititlilere arkadan saldıran
    yardımcı kuvveti ve kendisinde bulunduğu iddia edilen güneşin gücüyle
    Hititlileri ırmağın kıyısına kadar itmeyi başarır.Hatta Hititliler bir
    süre sonra Kadeş kalesine sığınmak zorunda kalırlar.
    Muvatallis, savaşın galibi olarak Ramses’i gösteren ve kendisini
    yenilmiş ilan eden resmi bir belgeyi Ramses’e vererekyenilgiyi kabul
    eder. Böylece Ramses, Aşa’yı kurtarır ve arkadaşlığa verdiği önemi
    kanıtlar.
    Daha sonra ülkesine dönen Ramses başarılı bir komutan ve güçlü bir
    firavun olarak ülkesinde coşkuyla karşılanır. Burada ağabeyi Şenar,
    yaptığı kötülükler ve işlediği suçlardan dolayı tutuklanır. Fakat
    ellerinden kaçar. Casus Ofirde ülkeden kaçar. Ofir’in etkisinde kalan
    Musa Ramses’in kızkardeşinin kocasını öldürdükten sonra ülkeden kaçar ve
    Yahudileri biraraya getirmeye çalışır. Yavaş yavaş tektanrıcı anlayış
    içinde Tanrı’ya yönelmiş peygamberliğini ilan ederek firavuna karşı
    çıkmaya hazırlanmaktadır. Bu arada casus Raya, bir kaza sonucu ölür.
    Firavun II. Ramses’in ülkesi ve firavunluğu o anda tehlikeden arınmış
    görünmektedir. Fakat tehlikeler tamamen yok olmamıştır. Ramses’in bütün
    düşmanları ona ve Mısır topraklarına karşı tekrardan güçbirliği yapıp
    saldırmak için uygun zamanı beklemektedirler.
    KİTABIN ANA FİKRİ
    Ağabeyi ve düşmanları tarafından engellenmek istenen II. Ramses’in
    hayat serüveni boyunca yaşadıklarını ve Mısır’a kazandırdıklarını
    anlatmaktadır.
    KİTAPTAKİ OLAYLARIN VE ŞAHISLERIN DEĞERLENDİRİLMESİ
    II.Ramses: Mısır kralıdır.
    Nefertari : II.Ramses’in karısıdır.
    Musa : II.Ramses’in yakın arkadaşlarından birisidir.
    Aşa : Mısır’ın dışişleri bakanıdır.
    Ameni : Sandalet taşıyıcısı ve başkatiptir.
    Şenar : II.Ramses’in ağabeyidir.
    Dolant : II.Ramses’in kızkardeşidir.
    Ofir : Libyalı büyücü ve casus şebekesinin başıdır.
    Raya :Vazo ticaretiyle uğraşan Hitit casusudur.
    Mutavallis : Hitit imparatorudur.
    KİTAP HAKKINDA ŞAHSİ GÖRÜŞLER
    Her ne kadar kitapta bir tarihi olay ele alınıyor olsa da, eser bir
    tarih kitabı veya bilimsel araştırma şeklinde ele alınmıştır. Kitap
    durağan ve tasvirlerle bezenmişti. Buna ek olarak tam bir subjektiflikle
    anlatılmıştır. Zaman zaman zor sıkılan okurların bile sınırlarına
    dayandığını söylemeliyim.
    Birbirinden bağımsız gibi görünen bir sürü olayın kitabın sonunda
    kesişmesi ise kitabın üslubuna ayrı bir renk katmış. Kitap öyküsü ve
    sürükleyici serüveni açısından oldukça başarılı olmuş. Fakat çeviri bir
    kitap olmasından kaynaklandığını düşündüğüm büyük bir boşluk kendini
    hissettirmiş.
    Christian JACQ HAKKINDA KISA BİLGİ
    1947′de Paris’te doğdu. 13 yaşındayken hayatına yön verecek kitabı
    okudu: Jacques Prienne’nin “Eski Mısır Uygarlığı Tarihi”. Bunu takip
    eden 5 yıl içinde 8 roman yazdı. Böylece edebiyat kariyeri başlayan
    Jacq, 50 yaşına geldiğinde 50′nin üstünde eser vermişti. 17 yaşında
    Mısır’da geçirdiği balayı sırasında II. Ramses’in devrilmiş olan dev
    heykeliyle ilk kez karşılaştı. Jacq’ın kaderi artık belirlenmişti. 21
    yaşında Sorbonne Üniversitesi’nde Mısır bilimi (Egyptology) ve arkeoloji
    eğitimi gördü. Çalışmalarını sürdürüp Eski Mısır konusunda doktora
    yaptı. 1986′da doktora tezi Editions du Rocher tarafından yayınlandı.
    Böylece akademik kariyeri ve ünü sağlamlaştı. 20 bilimsel makale
    yayınladı. “Büyük Firavunların Mısır” adlı makalesi 1981′da Academie
    Française ödülünü aldı. 1987′de yazdığı “Mısırlı Champollion” adlı
    romanıyla dikkatleri çekti ve büyük bir ün kazandı. Tehlikede olan
    tarihi alanların korunması için halen başkanlığını sürdürdüğü Ramses
    Enstitüsü’nü kurdu. 1995 yılında Alexander Dumas’nın ve 19. yüzyılın
    diğer ünlü dizi roman yazarlarının izinden giderek II. Ramses’in
    hayatını anlatan 5 ciltlik romanını yazdı.





      Forum Saati Ptsi Eyl. 25, 2017 4:31 am