Ramses Batı Akasyasının Altında Kitap Özeti

    Paylaş
    avatar
    Admin
    Admin
    Admin

    Mesaj Sayısı : 488
    Rep Gücü : 1566
    Kayıt tarihi : 16/01/10
    Nerden : Limonlu soda şişesinin içinden.

    Ramses Batı Akasyasının Altında Kitap Özeti

    Mesaj tarafından Admin Bir Perş. Haz. 24, 2010 9:08 am

    Elli yaşına gelmiş olan iki ülke hükümdarı Firavun Ramses’in hedefi
    insanlarını refah içinde yaşatmaktır. Fakat hükümdarın özelliği gereği
    yaşlılık yılları rahat geçmemektedir. Firavun Ramses Hititlilerle barışı
    korumak istemekte ve ayrıca Ramses’in isyancı Libyalıları ve karanlık
    güçleri bastırması gerekmektedir. Buda sürekli savaş anlamına gelir.
    Ayrıca Ramses zamanla birlikte yanlız kalmaktadır. Yaşam yani kader
    arkadaşlarını onun elinden teker teker almaktadır. Bu romanda Ramses’in
    ellili yaşlarından ölümüne kadar geçen süredeki yaşamı ve Mısır konu
    ediliyor.

    Ramses ellibeş yaşında uzun boylu ve atletik yapılı bir hükümdardı. Sarı
    saçlı,geniş alınlı,yuvarlak kulakları,kücük gözleri,güçlü çenesiyle çok
    çekici ve bir okadar otoriter bir yüze sahipti. O kadar çekici ve
    otoriter bir insandıki bulunduğu ortamlarda en karakterli olgun insanlar
    bile karşısında dizleri çözülürcesine eriyorlardı. O iki ülke hükümdarı
    Seti’nin ve tanrı Amon’un oğlu Ramses’ti. Otuz üç yıl süren
    hükümdarlığı içinde bi çok şeye göğüs germesini bilmişti. İhanete rağmen
    Kadeş’te Hititlileri yenmeyi başarmıştı. Ama en değerli üç varlığını
    kaybetmişti. Babası Seti’yi,annesi anakraliçe Tuya’yı ve kendi adına
    yaptırılan tapınağın açılışında kollarında can veren güzel kraliçe
    Nefertari’yi. Karısının ölümünden sonra tahtı büyük oğlu Kha’ya
    devretmeyi düşünsede bunu başaramadı. Çünkü Mısır onunla hayat
    buluyordu.

    Muhafız birliği komutanı Seremana eski Hitit imparatoru Mutavillisin
    oğlu sürgün hayatı süren Urhi-Teşup’un villasından içeri girer. Bunu
    gören Urhi o sıralarda iki ülke arasında barış antlaşması imzalanması
    nedeniyle kendisini Hattuşil’e (Hitit İmparatoru) teslim etmeye
    geldiğini düşünür. Ancak öyle değildir. Azılı düşman Ramses tarafından
    serbest bırakılmıştır. Özgürdür artık. Birzamanlar düşmanı olduğu
    ülkenin ekmeğini yemektedir artık. Bu duygusallık uzun sürmez. Eski
    Hitit ajanı Suriyeli Raya’nın onu bulması ile birlikte eski defterler
    tekrar açılır. Kan ve Savaş.

    Ramses çevresindekilere kötü günlerin yaklaşdığından korktuğunu
    söylemektedir. Aynı düşünceyi arkadaşı Steau ve güzel karısı Lotus da
    paylaşmaktadır. Bu yüzden uzaklarda bir eyaletin sorunlarıyla ve
    yılanlarla ilgilenen bu çift eski dostlarını yanlız bırakmamak için
    Pi-Ramses’e gelirler.

    Bu arada yanlız kalan Ramses oğullarını annesi güzel İset’ten kraliçe
    olmasını ister. İset bunu hiç düşünmemiştir. Yıllarca O Nefertariye
    hayranlıkla yaşamış, O’nu kocasını elinden alan bir kadın olarak değil
    yüce bir insan olarak görmüştür. Ama sonunda İset kraliçe olmaya tam
    hazır olmasa da kraliçe ilan edilir.

    İmparator Hattuşil gönderdiği elçi vasıtasıyla barışın devamı için
    gerekli koşulunu bildirmiştir. Hattuşil ve karısı Putuhepa’nın kızı
    Mısır’ın yeni Karaliçesi olmalıdır. Eğer kabul edilmezse Ramses savaşla
    tehdit edilmektedir. Fakat Ramses böyle bir şeyin mümkün olmadığını
    iletir. Kararı kesindir. Kraliçe İset’tir ve öyle kalacaktır. Aşa
    nekadar karşı çıksada Ameni ve Steau Ramses’in yanındadır. Bu arada
    Urhi-Teşup Hatti imparatorluğu ile Mısır’ın tekrar savaşmasını
    istemektedir. Bunun için Hititlilerin yaptığının düşünülmesi için Mısır
    için büyük önem taşıyan Günlük Ağacı ve tütsü malzemelerini taşıyan bir
    kervana saldırır. Kimse canlı kalmamıştır. Ayrıca Günlük Ağacı’nın
    ülkeye girmesini engelleyerek Ramses’in rahiplerce tepki almasını
    sağlamak istemektedir. Raya onu Pi-Ramses’in zenginlerinden Tanit ile
    tanıştırır. Bu kadınla evlenir ve artık bir aile süsü vermektedir. Kadın
    baskı altındadır ama ölüm korkusuyla bu evlilikten şüphelenen
    Seremana’ya hiç bir şey anlatamaz. Ramses kraliçelik olayını birkezde
    İset’e sorar. İset ise barışın yok olmaması için kraliçelikten vazgeçmek
    ister. Fakat Ramses kararlıdır. Hiç kimse Mısır Kraliçesinin onuru ile
    oynamaya cesaret edemez. İset kraliçe kalmaya devam edecektir. Kral
    dışişleri bakanı Aşa’ya bu kararını iletme görevi verir. Ayrıca
    Libya’lıların saldırıya geçmesi ihtimaline karşı Hattuşil’in silah
    yapımı için demir vermesini ve bunu ivedi göndermesini ister. Bu bir
    ültimatomdur.

    Ramses’in iki oğlu vardır. Kha ve Merenptah… Kha din işlerine kendini
    adamış bilgin bir insan, Merenptah ise savaşcı ruhuyla başarılı bir
    komutan adayıdır. Ramses yerine geçecek Firavunu bu iki çocuğundan
    seçecektir. Bu arada Merenptah başkomutanlığa getirilirken, Kha
    politikaya girmesi yönündeki tüm ısrarlara rağmen din işleri ve
    özellikle yeniden doğma törenleriyle uğraşmayı seçer.

    Raya Mısır’a öfke duyan yandaşlar bulmakta zorlanmamaktadır. Kadeş
    savaşını unutmayanlar öc almak için Raya’nın etrafında toplanırlar.
    Seramana bayan Tanit’I uyarmak için kaldıkları villaya gider ama kadın
    çok mutlu olduklarını ve kendilerini rahatsız etmemelerini söyler. Bu
    Maat yasasına göre suçtur. Seremana eli boş döner.

    Aşa Hatti imparatorunun ve eşinin önünde eğilir. İmparator kısa ve net
    bir cevap ister. Acaba Ramses isteklerini kabul etmiş midir? Aşa olumsuz
    yanıtını verir ve imparator şöyle der:-Firavun kardeşime söyle,ya kısa
    zamanda kızımla evlenmek için tarih saptar yada savaş kaçınılmaz olur.

    Hattuşil’in Ramses’den istediği şeyi artık Raya ve Urhi’de bilmektedir.
    İmparatorun savaş çığlıkları her ikisinide çok sevindirmektedir. Nasıl
    olsa artık Libyalılarda Urhi-Teşup ile birliktedir. Ramses ilk kez
    fiziksel bir sızı duyar. Dişleri ona acı çektirmektedir. Öfkeli
    görünmektedir. Fakat öfkenin nedeni Hattuşil’in Aşa’yı alıkoymasıdı.
    Başhekim güzel Neferet Ramses’in ağrılarını geçirecek solüsyonları
    Kral’a verir. Ayrıca sağlık problemleriyle ilgili bir rapor
    hazırlayacağını belirtir. Bir endişesini de dile getirir, Günlük Ağacı
    sevkiyatına ne olmuştur? Söylentiler dolaşmaktadır etrafta. Aşa’dan
    mektup gelir. O tutsak değildir,sadece uzun uzadıya süren müzakerelere
    katılmaktadır. Ramses arabasını alarak yanında koruması Seremema ile
    yola çıkar. Çok süratle ilerler ve bir ağacın yanında durur. Bu ağaç
    Mısır’ın en eski söğüt ağacıdır. Kabuğu ve özü bir çok hastalığa şifa
    durumundadır. Ramses burada bu ağaca teşekkür etmek için bulunuyorum
    der. Ve ona minnettarlığımı onu bütün Pi-Ramses’e dikerek göstereceğim
    der. Çünkü tanrılar insanlara kullanmaları için herşeyi vermiştir.

    Hattuşil Aşa’nın konutuna giderek ona artık ülkesine dönmesi gerektiğini
    ama isteklerinin hala değişmediğini iletir. İmparator iç cebinden bi
    hançer çıkarır ve Aşa’ya Ramses’e iletilmek üzere verir. İmparator
    isteklerinin kabul edilmemesi halinde bu hançeri Ramses’in ölüsünden
    alıp ülkesine geri getireceğini söyler. Güzel İset Ameni’nin bürosuna
    gider. Ramses’I ikna edebilecek tek insanın Ameni olduğunu
    düşünmektedir. Kraliçeliği Mısır’ın barışı için bırakmaya hazır olduğunu
    bir kez daha aktarır. Kraliçe Ameni’nin gözünde bir kat daha
    değerlenmişti artık ama cevabı kesindir Ameni’nin. O maat yasalarının
    sembolu iki ülke kraliçesidir ve öyle kalacaktır. Savaşa yol açsa bile.

    Steau heryerde yeni hazırladığı yılan zehirlerinden oluşan toniğini
    arar. Bu çok faydalı bir ilaç aynı zamanda öldürücü bir zehirdir. Ramses
    Merenptah’ın hazırladığı son raporu okur. Birlikler sandığından da iyi
    durumdadırlar. Ramses Orta Mısır’daki Hermopoli’e gitmek üzere gemisini
    hazırlattırır. Ve güneye doğu uzaklaşır. Ramses’in üç metre kadar
    uzağında köpek yüzlü,saldırgan çeneli, kocaman bir maymun durur. Ve
    Ramses ilahi ışığın kalbi ve kutsal dilin efendisi olan Tot’a seslenir.
    ‘Yolumu aç Tot. Sen ki yerin ve göğün sırlarınıbilirsin. Mısır’a yararlı
    olacak doğru yolu göster bana.’ Maymun arka ayakları üzerine doğrulur,
    ön ayakalarını dua edercesine güneşe doğru kaldırır. Tot’un sesi gökten,
    hurman ağaçlarından ve maymunun gırtlağından çıkar. Firavun bu sesi
    içine doldurur.

    Aşa artık Mısır’a dönmektedir. Yanında küçük bir Mısır birliği ile
    yoluna devam ederken yaralanmış bir adamın çığlığı duyulur. Ellerinde
    mızraklarla Libyalı ve Hitililer konvoya saldırmıştır. Urhi-Teşup
    imparatorun Ramses’e verilmek üzere Aşa’ya emanet ettiği hançeri alarak
    Aşa’yı öldürür. Aşa ölmeden hemen önce elbisesinin üstüne hemen göğsüne
    gelen yere kanıyla birkaç hiyeroglif çizer. BU suçlunun Hattuşil
    olmadığının kanıtıdır ve Ramses bunu anlar. Seremena Urhi den şüphelenir
    ve karısını sorguya çekmek ister. Tanit yine her zaman ki gibi mutlu
    bir aile tablosu çizer.

    Bu arada Steau’nun kaybolan yılan zehrini Kraliçe İset almıştır. Bu
    ancak kraliçenin zehri kullandığı zaman anlaşılacaktır. Görkemli bir
    törenle diğer dünyaya gönderilir Güzel İset. Ameni ve Steau’nu
    ısrarlarına dayanamayan Ramses Hattuşil’e bir mektup gönderir. Konusu
    ise kızının kraliçe olarak kabul edildiğidir. Bu Urhi-Teşup’un savaş
    beklentisini yok edecektir. Çünkü bu yolla savaş yerine barış hakim
    gelecektir.

    İsyankar Libyalılardan kabile şefi Malfi en tehlikelilerindendi.
    Askerleri arasındaki en ufak bir olayda bile suçluları hiç acımadan
    öldürebiliyordur. Çünkü onun ordusu Ramsesinkiyle savaşacaktır.
    Malfi’nin abisi Mısır’a karşı başkaldırmada öldürülmüştür. Bunun öcünü
    almalıdır. Müttefiki Urhi-Teşup vazgeçilmez bir hazine değerindedir onun
    için.

    Mısırın ileri gelenleri bir Hititlinin kraliçe olmasından dolayı
    rahatsız olurlar. Fakat Ramses buna karşı çıkar ve ikinci doğma
    töreninin hazırlanmasını emreder. Çünkü kutsal ruhlar Mısır’I
    koruyacaktır. Bu tören düğünden önce olacağı için kraliçelik makamını
    Meritamon temsil edecektir. Bu arada Seremana eline geçen hiç bir
    fırsatı kaçırmaz. Hafiye gibi Aşa’nın katilini aramaktadır ve önemli
    bulgular elde eder. Tören için gerekli olan malzemeleer temin edilemez.
    Depoda sorun vardır ve Steau ile Ameni bunun farkındadırlar. Bunun için
    depoyu kontrole giderler. Deponun sahibesi bayan Şerit çaldığı malları
    yerine koyarken yakalanır ve depoda olmayan malların sırrı ortaya çıkar.
    Suç üstü yakalanan kadın herşeyi anlatır. Mallara el koyma fikri
    kocasına aittir. İki yıldan beri böyle çalışmaktadırlar ve
    yakalanmasalardı malları gemi kaptanına satacağını söyler. Uzun boylu ,
    sakallı ve kahverengi gözlü birisidir bu kaptan ve diğer gün tekrar işi
    vardır bu kadınla. Bu Steau için çok önemli bilgidir. Kaptan yakalanır
    ve sorguya çekilir. Patronunun Ameni olduğun söyler. Steau şaşırır. Adam
    ve Şerit kaçmaya çalışırlarken yılanlarca öldürürlürler. Steau Ameni
    konusunu Seremena’ya açar.

    Bu arada yeniden doğma törenleri yapılır. Ramses tanrı Horus ile Set’in
    sırlarını paylaşmış ve törenler için gerekli bütün sorumluluklarını
    yerine getirmiştir. Halka ona daha fazla güvenir.

    Araştırmalar iki ay bir gün sürer ama bişey bulunamaz. Ta ki başka bir
    kaptan Ameni’yi ziyaret edene kadar.

    Hattuşil kızının davet edilmesi konusunda mektup yazar. Ameni tam cevap
    yazackken Ramses ona sorular sormaya başlar. Ameni suçlu değildir.
    Ramses bunu anlamıştır. Bu sadece bir aldatmadır. Şebekenin başı kendini
    Ameni olarak tanıtmıştır. Ameni’ye açığa alınmış süsü verilir.

    Hatti prensesi kötü havadan dolayı gelememektedir. Ramses büyücülerden
    Hatti’ye yardım etmelerini ister. Bununla oğlu Kha ilgilenir. Ameni’yi
    ziyaret eden kaptanın adı Rerek’tir. Bir mahallede saklanmaktadır.
    Sakalını ve saçını kestirmelidir.Mahhalleye berber gelir. Adam berber
    koltuğunu oturduğunda usturayı gırtlağında hisseder. Hala patronunun
    Ameni olduğunu ısrar etmektedir. Fakat gidilğinde görünür ki patron
    Raya’dır. Raya kaçmaya çalışır ama çatıdan düşer. Boynu kırılmıştır.

    Merenptah prensesin Mısır’a girişinden itibaren güvenliğinden
    sorumludur. Hitit ülkesinde fırtınalar dinmiştir. Prensesin konvoyu
    Kadeş’i geçip Aya sınır kapısına varır. Kale komutanı prensesin
    yanındaki ordu yüzünden onu Pi-Ramsesden izin gelene kadar almaz.
    Kuraklık baş göstersede Ramses’in duaları faydalı olur. Konvoy Pi-Ramses
    ten giriş yapar. Ramses prensese kraliçe yağını sürer. Adını Kraliçe
    Mat-Hor ilan eder. Ve şu sözleri söyler:-Hükümdarlığımın 34ncü yılında,
    Hattiyle yapılacak barışın sonsuza dek süreceği böylece ilan edilmiştir.

    Bu sözler karşısında Urhi bile dayanamayıp alkışlamaya başlar. Seremena
    deri ustası Teşonk’tan bilgi almak için işyerine gider. Fakat adam
    ölmüştür. Oradaki bir işçiyi sorguya çeker. Katil Malfi’nin ta
    kendisidir.

    Mat-Hor Mısır’ı yönetmek arzusu duymaktadır. Ramses ise onun ancak
    kaprislerinden kurtulduğu zaman Mısır’I anladığı zaman Mısır’I
    yönetebileceğini söyler. Urhi eninde sonunda Mat-Hor’un karşısına çıkar.
    Urhi onu etki altına alır. Bu arada tüm aramalara rağmen Malfi
    bulunamaz. Mat-Hor Meritamon ile konuşur. Gerçek Kraliçe olduğunu
    hatırlatır.

    Urhi Malfi ile günlük ağacı konvoyunu ele geçirmek üzere buluşurlar.
    Fakat Mısır ordusunu karşılarında görünce Malfi komando birliğini ileri
    süremez geri çekilir. Mısıra gidecek kervanın sahibi Urhi ve Malfi’yi
    kandırır. Malları imha etmez depolar. Arabistanda yetişen üç metre boyu
    olan günlük ağacı o yılki en iyi rekoltesini verir. Tüccar yem olarak
    küçük bir kervan yollamayı da unutmaz. Bu kervan sağsalim geri döner.
    Adam hemen depoya gider. Kapı kırılmıştır. İçeride Kha beklemektedir.
    Adam Kha ve askerleri öldürmek istesede askerlerce ok yağmuruna tutulur.
    Mısır uzun yıllar yetecek günlük ağacına sahiptir artık.

    Urhi Mat-Hor’u Ramses’I zehirlemesi konusunda kandırır. Hititliler
    Mısır’ı ziyaret için Pi-Ramses’e gelirler. Tam bir karnaval havası
    vardır. Ramses Mat-Hor’u çağırır. Onu kıskançlık ve ukalalıkla uçlar.
    Hititden gelen hediyelerin Mat-hor’ca elkonması ve aşırı harcama
    istekleri Ramses’e bir karar verdirir. Kraliçe artık Mer-or hareminde
    kalacaktır.

    Nubye genel valisi oranı ekonomisini canlandıran Steau’ya tahammül
    edemez ve eski bir sabıkalı ile anlaşır. Fakat bulundukları tapınakta
    heykeller üzerlerine düşer. Ölürler. Mat-Hor Urhi’nin evine gider.
    Ramses’in onu küçük düşürdüğünü söyler. Kraliçe artık Urhi’nin
    elindedir. Hançerini hayava kaldırır ve şöyle der:-Bu hançer Aşa’yı
    öldürdü şimdi sıra Ramses de…

    Ramses doğum günü için küçük bir yemek tertipler. Tam yemek
    başlayacakken bir haber gelir. Ramses hemen Ebu Simbel’e doğru yola
    çıkar. Kimse yemeğe dokunmamıştır. Böylece zehirlenmekten kurtulurlar.
    Ramses Ebu Simbel de vali olarak Steau’yu ilan eder. Seremenanın bir
    adamı bir adamın Urhi’nin evine üç kezgeldiğini geldiğini ve kaldığı
    yeri bildiğini söyler. Bu kişi Nariş adındaki Fenikeli tüccardır. Bu
    arada Ramses Fenikeyi ziyaret edecektir. Tüm ısrarlara rağmen bu gezi
    iptal edilmez. Mısır için dinsel önemi olan Apis Boğası ölür. Ramses
    saygınlığını kaybetmemek için bu boğanın aynısından bulamlıdır. Tabi
    Urhi daha çabuk davranmayı planlar. Hattuşil den mektup gelir. Mat-Hor
    babasına şikayette bulunmuştur. Ramses bizzat kendisi cevap yazar. Kızı
    Ramses’e göre yeteneksizdir ve bundan sonraki hayatının sade
    geçeceğini,törenlerde Meritamonun eşlik edeceğini yazar. Urhi Memfis te
    bir çiftlikte bu boğayı bulur. Hemen yola çıkar.Büyük heyecanla girdiği
    çiftlikten mutsuz çıkar. Çünkü Seremena ona tatsız bir oyun oynamıştır.
    Boğa sadece boyalıdır. Kral Abidas denen yere gider. Rüyasına göre boğa
    oaradadır. Hayvanı görür ve şöyle der:-Gel Apis,seni konutuna
    götüreceğim.Apis için bir tören düzenlenir. En zengin ve soylu kadın
    eteği beline kadar çekilmiş vaziyette cinsel organını boğaya gösterir.
    Bu boğanın dölleyici özelliğini ifade eder. O soyunu devam ettirecektir.
    Hattuşilden cevap gelir. Savaş tehtidleri savurmaktadır. Ramses bir
    cevap yazar ve bu cevap Hattuşil’i hyrete düşürür. Ramses yeni bir
    prenses istemekle kalmamış imparator ve eşini Mısır’a davet etmiştir.
    Tanit bilgi toplamak için saraydan döner. Urhinin beklediği bilgi
    yoktur. Urhi sinirden Tanit’i tokat atar. Tanit’in kedisi Urhi’yi
    cırmalar ve Urhi kedinin boynunu uçurur. Tanit kaçar. Ameni’ye giderek
    Urhi’yi şikayet eder.Artık Seremena istediğini yapabilecektir. Tanit
    herşeyi anlatmayı unutmaz. Urhi Libya yönüne Malfinin yanına kaçar.
    Seremena onu öldürecek tek kişinin kendisi olduğunu söyler.

    Mat-Hor ailesi gelsede haremde kalacaktır. İncinen kraliçe Amon tanrısı
    ile yapılacak ayinde hile düzenler. Eğer Amon bu ziyarete evet derse
    kayık ileri gidecektir. Fakat kraliçe kakayıkçılara para verir. Yine de
    Amon evet der. Bu planda suya düşer. Eski düşman en sonunda Mısır’a
    gelir. Dostça karşılanır. Uzun bacak adında bir satıcı Urhi ve
    Libyalıları görür. Hepsi silahlıdır. Hemen muhafızlara durumu bildirir.
    Urhi kalenin birini ele geçirmiştir. Bir birliği tamamen yok eder.Libya
    sınırında ki bütün kaleler kaybedilir. Vali öldürürlür.

    Merenptah , Seremena ve Ramses Malfi’nin üzerine harekete geçer. Malfi
    Merenptah’ın mızrağı ile ölür. Urhi Seremena’yı hançeri ile yaralasada
    Seremena onu öldürür. Kendisi de ölür. Artık yaşlanan Ramses
    hükümdarlığı boyunca başından geçen olaylrı hatırlar. Arkadaşları onu
    bir bir terketmiştir. En son Seremena, fedekar Seremena…

    Bu arada Hattuşil de ölür. Barış antlaşmalarının hiç bir maddesi
    tartışma konusu olmaz.Barış devam eder

    Nil nehri Mısır’ın hayat kaynağıdır.İyi yönetilmelidir. Ramses’i
    devirmekte başarılı olamayan ve öldürülen Şenar’ın eski adamlarından
    olan ve su işlerinden sorumlu Hefat adındaki adam korkunç bir plan
    hazırlar. Bekletme havuzlarında ki suyu boşaltmak ve halkı aç bırakmak.
    Suçu da kararı onaylayan Ramses’e atmak. Fenikelilerden fahiş fiyata
    tahıl almak. Fenikelilerin başında Nariş gelir. Hefat belgeyi imzalatmak
    üzere Kha’ya götürür. Kha belgenin birisi tarafından birkez daha
    inceleneceğini söyler. Bu kişi Kha’nın yanında bulunan Ramses’tir.
    Ramses Ameni’nin takibi sonucu Hefat’i mahkum ettirir.

    Kha amansız bir hastalığın pençesindedir. Ölmeden az önce babasına;
    babasının verdiği emirleri yerine getirerrek çok mutlu olduğunu anlatır.
    Cenazesi Apis Boğalarının tapınağına gömülür. Ramses yaşlanmıştır.
    Doktor Neferteri’nin günlük tedavilerine maruz kalmaktadır. İyice
    yaşlanan Ramses yeni Firavun olarak oğlu Merenptah’ı ilan eder. Altmış
    yedi yıllık bir hükümdarlık ve seksen dokuz yıllık bir yaşam…

    Musa da ölmüştür. Ramses’in çocukluk arkadaşı Pi-Ramses’in mimarı
    amacına erişmiş olarak ölmüştür. Ramses ve Ameni Ramses’in
    hükümdarlığının ikinc yılında diktiği akasya ağacının altında oturmaya
    gider. Ramses Batı Akasyası’nın altında son nefesini ölümün yorgunluğunu
    hissediyorum diyerek verir. Ameni yıllar boyu istediği şeyi yapar.
    Ramses’in ellerini avuçlarına alarak öper. Ve bir söz verir oracıkta;-Bu
    dünyada olduğu gibi öteki dünyada da hiç kimse Işığın Oğlunu
    unutmayacak…





      Forum Saati Salı Eyl. 26, 2017 12:47 pm